Geçtiğimiz
gün yoğun yağışların ardından birçok ev ve işyerinin sular altında
kalması, büyük ve küçükbaş hayvanların telef olması, Güzelyurt ve bölge
halkının maddi manevi zararına neden olan ve şans eseri can kaybıyla
sonuçlanmayan sel, doğal bir afet olarak artık nitelendirilemez.
Gerekli
önlemleri almayan, yeterli altyapıyı sırf azami kâr için kurmayan
belediyecilik sistemi ve burjuva hükümetleri, yaşanan sorundan birinci
derecede sorumludur.
Doğaya
uygun iş yapmamanın, onun kanunlarına göre yerleşim, altyapı ve tesis
kurmamanın açıklaması, sırf birilerinin daha fazla para kazanmak
istemesi ile ilgilidir.
Daha
geçtiğimiz günlerde Haiti'de yaşanan depremde yüzbinlerce insanın enkaz
altında can vermesi, Türkiye'deki Marmara depreminde yine yüzbinlerin
hayatını yitirmesi, her yıl yoğun yağış durumunda insanların sele
kapılıp ölmesi, ev ve işyerlerinin sular altında kalması gibi durumlar,
doğa yasalarına uygun değil ve fakat azami kâra dayalı iş yapanlara
doğanın bir "tokadı" olarak nitelendirilmelidir .
Ancak
doğa, bu tokadı her ne hikmetse bir türlü zenginleri vurmamaktadır.
Enkaz
altında ölenler, sele kapılıp boğulanlar, 5-6 saatlik yağmurda evlerini
su basanlar hep emekçi kesimler olmaktadır!
İnsana
ve doğaya aykırı iş yapanlar, derhal istifa etmek zorundadır!
İnsan
canıyla oynayanlar bunun hesabını vermek zorundadır!
Deprem,
sel gibi doğal durumlar, bunlara karşı gerekli tedbirlerin alınmasıyla
ölümcül olmaktan çıkacaktır.
Ve bu
"gerekli tedbirler", merkezine insanların daha iyi yaşamasını koymayan
ve aksine azami kârlar koyan kapitalizmde asla mümkün olmayacak, evler
ve sular insanlarımıza mezar olmaya devam edecektir!
İnsanların
hak ettiği insanca yaşamı ve doğal afetlerden en az zararla kurtulmayı
sağlayacak sosyalizm için mücadelemizi yükseltirsek bu sefaletlerden
kurtulacağız!
Kıbrıs Sosyalist Partisi
Merkez Komitesi (a)
Genel Sekreter
Yusuf ALKIM