Anasayfa
Belediyeyi Yönetmekten Aciz Bir Hükümet Ülkeyi Hiç Yönetemez
Belediye çalışanları üç aydır evlerine ekmek götüremiyor. Üc aydır maaş alamıyor. Bu nedenle çok haklı bir eylem sürecine girdiler. Grev ve iş yavaşlatmaya giderek haklarını arıyorlar. Emekçileri üç aydır ücretsiz çalışmaya mahkum eden işgal rejimi ve onun yerli işbirlikçileri, şimdi de grev yasağı koyarak angarya çalışmayı mecburi hale getiriyorlar.

Emekçilere angarya çalışmayı reva gören militarist işgal rejimi, ülkenin merkezinde mafyaya teslim olmuş Lefkoşa yerel idaresini yönetme kabiliyetini yitirmiş durumdadır.

Belediye Başkanı Cemal Bulutoğluları yandaşlara çıkar sağlama, Dervis Eroğlu ve İrsen Küçük`e çıkar sağlama, rejimin işbirlikçi partilerine çıkar sağlama uğruna Belediye kaynaklarını heba etmiştir.

 

Devamını oku...
 
KIBRIS SOSYALİST PARTİSİ 1 MAYIS BASIN BİLDİRİSİ
1_mayis_logo150x178.jpg 1 Mayıs dünyanın her yerinde milyonlarca işçinin, emekçinin emperyalizme ve yerli işbirlikçilerine karşı savaşsız, sömürüsüz, insanca yaşanacak bir dünya özlemiyle tek bir yumruk ve tek bir yürek halinde birleştiği ortak mücadele ve dayanışma günüdür.

Dünyanın birçok ülkesinde işçiler önceleri 14-16 saatlik işgününü 12 saate ve daha sonra da 8 saate çekmek için yıllarca çok zorlu bir mücadele verdiler.

1886 yılının 1 Mayısında Amerikanın beşbinden fazla şehir ve kasabasında 8 saatlik günü için başlatılan grev 4 sendika liderinin idamıyla astırıldı. Bu mücadele tüm dünya işçi sınıfı arasında geniş yankılar uyandırdı.

1889 yılında 2. Enternasyonal’in 1. Kongresinde 8 saatlik işgünü sorununu ele alarak 1 Mayıs’ı, kapitalizmin sömürü ve vahşetine karşı tüm dünya işçilerinin birlik, mücadele ve dayanışma günü ilan etti.

Bizler, bir yandan dünya işçi sınıfının dayanışmasından bahsederken, kendi ülkemizde 1 Mayısları Kıbrıs’ın tüm işçi ve emekçileriyle birlikte kutlayamamanın üzüntüsünü yaşıyoruz.

Dil, din, ırk farketmeksizin halkımıza öngörülen sömürü ve sefalet düzeni, bölünmüş adamızın her iki yanında yoksulluğa mahkum edilen tüm emekçilere sunulan düzendir.

İşçi sendikalarımız ve kendilerini işçi sınıfının partisi ilan edenler ne yapmaya çalışıyorlar? Adamızın her iki yarısında ayrı ayrı gerçekleştirilen kutlamalar işçi sınıfının birlik ve mücadelesine ters düşmüyor mu?

Hele ki, 1 Mayıs 1925’in İngiliz emperyalistlerinin adamızı sömürgeleştirdiği bir tarih olması 1 Mayıs mücadelesini halkımız için daha da anlamlı kılmaktadır.

Kıbrıs Sosyalist Partisi olarak Birleşik, Bağımsız, Anti-emperyalist bir Kıbrıs için mücadelemizi sürdüreceğiz.

Halkımızın refahı için doğal kaynaklarımıza sahip çıkacağız. Bunların emperyalist tekellere peşkeş çekilmesine müsade etmeyeceğiz.

Adamızdan son yabancı asker çekilene kadar direneceğiz.

Ülkemizde bir yandan çözüm ararmış gibi davranıp bölünmüşlüğü meşrulaştırmaya çalışan ve her koşulda ülkemizden rant sağlamayı strateji haline getiren emperyalist güçlerin maşası olmayacağız.

Kıbrıs Sosyalist Partisi, dünya ve Kıbrıs işçi sınıfının 1 Mayısını kutlarken halkımızın doğrudan demokrasi uygulayarak kendi kararlarını kendinin vereceği ve günde 4 saat çalışıp, 4 saat kamu düzeniyle ilgileneceği, haklarının burjuvaziye peşkeş çekilmeyeceği bir mücadelede birlikte barış için elele diyoruz.

Tüm dünya işçilerinin 1 Mayıs mücadelesini selamlıyoruz.

Kıbrıs Sosyalist Partisi

 
Belediye Emekçilerinin Haklı Mücadelesini Destekliyoruz

logo.gifBelediye Emekçilerinin Haklı Mücadelesini Destekliyoruz

 

Lefkoşa Belediyesi keyfi yönetim sonucu batma noktasına getirilmiştir.

Aslında sadece Lefkoşa Belediyesi değil, belediyelerin büyük çoğunluğu benzer bir durumdadır.

Çalışanların yasal haklarını yıllardır ödememektedirler. Çalışanların sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı kesintilerini yapmalarına rağmen, çalışanlardan kestiklerini ilgili kurumlara yatırmamaktadırlar. Bu yasa dışıdır. Cezai işlem gerektirir. Buna rağmen yıllardır hükümetlerin ve belediye meclislerinin gözü önünde bu yasa dışılık, bu gaspçı haydutluk sürdürülmektedir.

Hakları gaspedilen işçiler sağlık gibi çok önemli bir sosyal sigorta hizmetinden ve daha bir çok olanaktan mahrum bırakılmaktadır.

Lefkoşa Belediyesinde Cemal Bulutoğluları'nın başkan seçilmesinden sonra işe partizanca adam almalar ve hesapsız harcamalar nedeniyle Belediye artık çalışanların maaşlarını bile ödeyemez duruma gelmiştir.

Hükümetin de tanıklığında, İçişleri Bakanı ve Çalışma Bakanının hakemliği ve tanıklığı altında Belediye Baskanı ve Sendika arasında iki ay önce yapılan bir anlaşma ile maaşların gününde ödeneceği ve çalışanların sosyal haklarına ilişkin tüm mağduriyetlerin belirli bir takvim süreci içerisinde giderileceği sözü verilmişken, bu sözler yerine getirilmemiştir.

Belediye yönetimi sözünde durmamıştır.

Hükümet sözünde durmamıştır.

Belediyelerin ve özellikle Lefkoşa Belediyesinin içine düştüğü bu aciz durumun nedeni ülkeyi ve belediyeleri halkın çoğunluğunun isteklerine göre değil keyfi olarak yöneten hükümetler ve belediye yönetimleri, özellikle belediye başkanlarıdır.

Lefkosa Belediyesi sırf UBP`ye oy kaygısıyla, bir yandan belediyeye yüzlerce yeni personel alırken, öte yandan da belediyenin yürütmekte olduğu bir cok işi özel taşeronlara yaptırmaktadır. Mevcut şartlarda Lefkosa Belediyesi taşerona iş vermekten derhal vazgeçmelidir.

KSP olarak Hükümetin ve belediyelerin oy uğruna insanlarla , emekçilerle alay etme hakları olmadığına inanıyoruz. İşe alınan herkesin ödenmesi gerektiğini üzerine basa basa vurguluyuruz.

Efendiler, işe almayı bildiğiniz gibi, insanların oylarını kendinize angaje etmeyi bildiğiniz gibi ödemeyi de bileceksiniz! ÖDEYECEKSİNİZ!

KSP yaşananların temsili demokrasinin işlemediğini gösterdiğini, seçilirken verdikleri sözü tutmayanların, bir sonraki seçimleri beklemeden halk kitleleri tarafından görevden alınmasının şart olduğunu, ülkemizdeki demokrasinin bu yönde geliştirilmesi ve doğrudan demokrasinin hayata geçirilmesi gerektiğini bir kez daha vurgular.

Gerçek suçlular, yasayı ihlal eden belediye başkanları,  verdikleri sözlerin arkasında durmayan hükümet ve bakanlar ortada iken, eylem yerinde taşkınlık yaptı diye, maaşını hala bugün alamadığı için öfkesini yenemeyen işçilerin tutuklanması kabul edilemez.

KKTC polisi Türkiye'den getirilip polis teşkilatına alınan karanlık kişilerle takviye edilerek tepeden tırnağa halka karşı silahlı faşist bir teşkilata dönüştürülmüştür. Bu faşist militer polis, her fırsatta halkımıza ve emekçilere saldırmaktadır. Bunun için eğitim almaktadır. Bu vesile ile, asayışı koruyamayan, esrar eroin kaçakçılarını yakalayamayan, sigara kaçakçılarını engelleyemeyen, faili meçhul cinayetleri ortaya çıkarmakta sınıfta kalmış ama halka karşı gözü dönmüş polisin her eylemde ve eylem sonrasında estirmekte olduğu terrörü  şiddetle kınıyoruz.

Belediye emekcilerinin haklı davasının yanındayız.

Polis terörünü lanetliyoruz.

Cemal Bulutoğluları ve benzer durumdaki tüm belediye başkanları derhal defolup gitmelidir!

Belediyeler Doğrudan Demokrasi ile yönetilmelidir!

 

Kıbrıs Sosyalist Partisi(a)

Mehmet Birinci

17 Nisan 2012

 

 

 

 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 4 Toplam: 59
Advertisement