Anasayfa
Aşımıza Göz Koyanlara Dur Diyelim!
Sistemin ekonomik krizi, emekçi halkı vurmaya devam ediyor.
Akaryakıtın bir ay içinde % 10’un üzerinde zamlanmasının ardından geçtiğimiz gün itibariyle ekmeğin fiyatı da zamlanarak 85 kuruşa çıkarılmış bulunmaktadır.
Tüm tüketim malları zamlanmakta, işçi ve emekçilerin alım gücü düşmektedir.
Asalak patron takımı "battık, bittik, mahvolduk" çığlıkları atadursun, asıl işçi ve emekçiler her geçen gün sefalet ve yoksullukla pençeleşmeye devam etmekte, hayat standartları gerilemektedir.
İşçilerin en temel besin maddelerinden olan ekmeğin zamlanması, işçinin mutfağına, çocuklarının midesine, aşına el atmak demektir!
Herşey zamlanırken asgari ücretin yerinde sayması, patron takımı sefahat yüklü hayatını sürdürürken işçi ve emekçilerin işlerinden edilmeleri, göç etmeleri, üç kuruş paraya çalışmak zorunda bırakılmalarına karşı başta sendikalara ve devrimcilere sorumluluk düşmektedir.
Bu zam furyası başta olmak üzere tüm özelleştirme, örgütsüzleştirme ve emperyalist ekonomik kararlara karşı işçi sınıfı sendikalarında ve örgütlerinde birleşmeli ve mücadeleyi kendi çıkarları temelinde yükseltmelidir.
Aksi takdirde işimiz de, aşımız da, ekmeğimiz de her zaman tehlikededir.


Kıbrıs Sosyalist Partisi
Merkez Komitesi(a)
Genel Sekreter
Yusu ALKIM

 
İşçiler-Emekçiler Örgütlenmeye, Mücadeleye!

 Dün meclis önünde Sendikal Platform'un gerçekleştirdiği eyleme yine polis saldırısı gölgesi düştü.

Kıbrıs Sosyalist Partisi Genel Sekreteri Yusuf Alkım yoldaşımızın da aralarında bulunduğu 25 eylemci, polis tarafından tartaklanarak gözaltına alınmıştır.

Emperyalist Türkiye ve onun sözünden bir adım bile çıkmayan işbirlikçi kuzey kıbrıs hükümetleri eliyle işçi ve emekçilerin kazanılmış hak ve özgürlüklerine "ekonomik tedbir" adı altında darbe vurulmakta, insanlar kitleler halinde işsiz bırakılmakta, sendikasızlaşmanın, örgütsüzleştirmenin çabası gösterilmektedir.

Ülkedeki sendikal hareket, meclis veya elçilik önüne gidip "bağırmaktan" öteye gidememekte, özel sektörde çalışan işçiler örgütlenmemekte, hatta dün meclis önüne yürüyen sendikalar arasında işçilerin 1200 liralık asgari ücrete mahkum edilmesini onaylayanlar da bulunmaktadır.

İşçilerin sınıf çıkarlarına uygun, devrimci, sınıf işbirliğine karşı uyanık bir sendikacılık işçilerin örgütlenmesinin yegane yoludur.

Tüm bu olumsuz ve geri şartlara rağmen partimiz, dünkü eyleme işçi ve emekçilerin çıkarlarının savunulması, kazanılmış hakların geriye götürülmemesi için bir direniş oluşturulması ve gücü dahilinde ilerletip gelişmesini sağlamak amacıyla katılmıştır. Bu çerçevede KSP üyeleri eyleme katılanlara parti görüşlerini aktaran bildiriler dağıtarak eylemin aktif unsurlarından olmuşlardır.

Polisin canhıraş bir şekilde eylemcilere müdahale etmesi, karga tulumba gözaltına alması, Yusuf Alkım yoldaşımızın darp edilerek, boğazının sıkılarak ve tekmelenerek polis aracına bindirilip Lefkoşa PGM'ye götürülmesini ve 25 eylemcinin işlemlerin uzatılarak gereksiz şekilde sabaha kadar göz altında tutulmasını protesto ediyoruz!

İşçi ve emekçilere karşı patronların çıkarlarını "zor" yoluyla korumanın bir meslek, bir sektör haline geldiği günümüz toplumunda polislerin tutumu, "onlar da emir kulu" ile artık açıklanır hale gelemez.

Gözü dönmüş şekilde eylemcilere müdahale eden sivil, resmi ve çevik kuvvet polislerinin kendisi de, ailesi de, akrabaları da dayatma ekonomik paketten etkileneceklerdir.

Ancak tüm bunlara rağmen insanlık değerleri yerine faşist anlayış hakim olmuşsa, yapılabilecek tek şey mücadeleye devam etmektir.

Unutulmasın ki hiçbir zora veya "barışa" dayalı tedbir, hiçbir baskı, tehdit, işçi ve emekçilerin mücadelesinin önüne geçemeyecek, ilerlemesini engelleyemeyecektir.

Çünkü ülkenin bağımsızlık mücadelesi, başarıya ulaşmak zorundadır, eşyanın tabiatıdır.

Çünkü işçi sınıfının iktidar mücadelesi, başarıya ulaşmak zorundaadır, eşyanın tabiatıdır.

Bu çerçevede hak arayışlarını devam ettiren işçi-emekçilere karşı diş göstermeye kalkışan faşizmi lanetliyoruz ve tüm işçi emekçilere sendikalarında, sınıf partilerinde örgütlenerek mücadelelerini yükseltmeleri çağrısını yineliyoruz!

 

KSP Merkez Komitesi

 


 
Bu Ülkeyi Bizim Yapmak İçin Örgütlü Mücadeleye!
Ülkemizin gerek kuzeyi gerekse güneyi tüm dünyada olduğu gibi önemli bir süreçten geçmektedir.
Plansızlığa ve üretim anarşisine dayalı, azami kâr odaklı kapitalist-emperyalist düzen iktidarları tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kendi yarattıkları krizlerin faturalarını işçilere-emekçilere ödetmeye çalışmaktadırlar.
Ülkemizin bölünmüş olan her iki tarafındaki iktidarlar da işçilere-emekçilere karşı uygulamaya koydukları yeni yaptırımlarla binlerce kişiyi işsizliğe, geleceksizliğe mahkum etmektedirler.
Kuzeyde iktidar olduklarını iddia edenler, dünya kapitalist-emperyalist güçleriyle birlikte hareket ederek işçilere ve emekçilere daha düşük maaş, daha sağlıksız ve güvencesiz çalışma koşullarını dayatmaya çalışmaktadırlar.
Kıbrıs’ın kuzeyinde yerli egemenlerle işbirliği içerisinde oluşturulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti kontrolündeki yapı her geçen gün daha da çarpık, üretimden kopuk, dıştan gelen kaynaklara bağımlı hale getirilmeye çalışılmaktadır.
74 sonrası onlarca üretim alanının kapatılarak, memurlaştırılan bir toplum yapısı oluşturulmuştur.
Özel sektörde ayakta kalan az sayıdaki üretim alanını da büyük oranda kaçak işçi konumuna sokulup köleleştirilen yabancı çalışanlara dayalı bir yapıya dönüştürülmüştür.

Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 4 Toplam: 21
Advertisement