Dün meclis önünde Sendikal Platform'un gerçekleştirdiği eyleme yine polis saldırısı gölgesi düştü.
Kıbrıs
Sosyalist Partisi Genel Sekreteri Yusuf Alkım yoldaşımızın da
aralarında bulunduğu 25 eylemci, polis tarafından tartaklanarak
gözaltına alınmıştır.
Emperyalist
Türkiye ve onun sözünden bir adım bile çıkmayan işbirlikçi kuzey kıbrıs
hükümetleri eliyle işçi ve emekçilerin kazanılmış hak ve özgürlüklerine
"ekonomik tedbir" adı altında darbe vurulmakta, insanlar kitleler
halinde işsiz bırakılmakta, sendikasızlaşmanın, örgütsüzleştirmenin
çabası gösterilmektedir.
Ülkedeki
sendikal hareket, meclis veya elçilik önüne gidip "bağırmaktan" öteye
gidememekte, özel sektörde çalışan işçiler örgütlenmemekte, hatta dün
meclis önüne yürüyen sendikalar arasında işçilerin 1200 liralık asgari
ücrete mahkum edilmesini onaylayanlar da bulunmaktadır.
İşçilerin
sınıf çıkarlarına uygun, devrimci, sınıf işbirliğine karşı uyanık bir
sendikacılık işçilerin örgütlenmesinin yegane yoludur.
Tüm
bu olumsuz ve geri şartlara rağmen partimiz, dünkü eyleme işçi ve
emekçilerin çıkarlarının savunulması, kazanılmış hakların geriye
götürülmemesi için bir direniş oluşturulması ve gücü dahilinde
ilerletip gelişmesini sağlamak amacıyla katılmıştır. Bu çerçevede KSP
üyeleri eyleme katılanlara parti görüşlerini aktaran bildiriler
dağıtarak eylemin aktif unsurlarından olmuşlardır.
Polisin
canhıraş bir şekilde eylemcilere müdahale etmesi, karga tulumba
gözaltına alması, Yusuf Alkım yoldaşımızın darp edilerek, boğazının
sıkılarak ve tekmelenerek polis aracına bindirilip Lefkoşa PGM'ye
götürülmesini ve 25 eylemcinin işlemlerin uzatılarak gereksiz şekilde
sabaha kadar göz altında tutulmasını protesto ediyoruz!
İşçi
ve emekçilere karşı patronların çıkarlarını "zor" yoluyla korumanın bir
meslek, bir sektör haline geldiği günümüz toplumunda polislerin tutumu,
"onlar da emir kulu" ile artık açıklanır hale gelemez.
Gözü
dönmüş şekilde eylemcilere müdahale eden sivil, resmi ve çevik kuvvet
polislerinin kendisi de, ailesi de, akrabaları da dayatma ekonomik
paketten etkileneceklerdir.
Ancak
tüm bunlara rağmen insanlık değerleri yerine faşist anlayış hakim
olmuşsa, yapılabilecek tek şey mücadeleye devam etmektir.
Unutulmasın
ki hiçbir zora veya "barışa" dayalı tedbir, hiçbir baskı, tehdit, işçi
ve emekçilerin mücadelesinin önüne geçemeyecek, ilerlemesini
engelleyemeyecektir.
Çünkü ülkenin bağımsızlık mücadelesi, başarıya ulaşmak zorundadır, eşyanın tabiatıdır.
Çünkü işçi sınıfının iktidar mücadelesi, başarıya ulaşmak zorundaadır, eşyanın tabiatıdır.
Bu
çerçevede hak arayışlarını devam ettiren işçi-emekçilere karşı diş
göstermeye kalkışan faşizmi lanetliyoruz ve tüm işçi emekçilere
sendikalarında, sınıf partilerinde örgütlenerek mücadelelerini
yükseltmeleri çağrısını yineliyoruz!
KSP Merkez Komitesi